Ne kadar zamandır buradayım.Ne zamandır bu yataktayım..Kaç yıl oldu..Saat kaç?..
Ne fark eder ki.. Saatin kaç olduğu kimin umurunda..
Peki uyanık mıyım? Yoksa uyandığımı sanıp aslında rüyamı görüyorum yine..
Evet rüya görüyor olmalıyım çünkü bu oda daha önce hiç bu kadar karanlık ve kulaklarımı sağır edecek kadar sessiz olmamıştı..
Ne sokak lambasının ışığı vuruyor camıma ne de güneşin aynası aydan eser var..
En azından gecenin kaçı olursa olsun kimseyi takmadan diledikleri gibi havlayan sokak köpeklerinden bir ses duysam yada bir kedi mırıldansa..
Hiç olmadı böcekler yaz gecelerinde
mutlaka bahçede gizlendikleri yerden gecenin sessizliğini bölecek o kendilerine has sesleri çıkarırlardı..
Neden hiç bir çıtırtı bile yok..Neden..
Uyandım mı şimdi ben?
Neden hareket edemiyorum..Parmaklarımı kımıldatacak kadar bile gücüm kalmamış olamaz.Bu kadar mı yoruldum ..
Evet!!
Yoruldum hem de çok..
Gözlerimi kapatıp tekrar uykuya dalsam.. Uykuya dalsam ve yıllarca uyanmasam tekrar.. Rüyalarda olmasa ..
Ne görmekten korktuğum gözler, ne duymaktan korktuğum sözler girmese gecelerime..
Öylece yattığım bu yatakta yokluğa karışsam .. Gözlerimi yumsam ve gözlerimde sakladığım belkiler de yokluğa karışsa.
Bedenim yok olsa, ruhum yok olsa, dün yok olsa, bu gün olmasa, yarın olmasa.. Olmazlarla yokluklar birbirine karışıp beni içine alsa .
. Sonra ben yoklukları olmazları yutup daha da büyüsem ve karanlık olsam.
Bu oda gibi karanlık.Gece gibi karanlık, yalan gibi karanlık, ölüm gibi karanlık olsam.
Daha öncede zor zamanları atlattı ruhum ve bedenim kenetlenip.Ama artık olmuyor ,
daha fazla savaşamıyorum..
Çünkü artık inanmıyorum.İnancımı kaybettim.Aşka, aileye, dostluğa, sadakate, evliliğe, arkadaşlığa, doğruya ,yanlışa,ahlaka, ahlaksızlığa..
İnsanlara inanmıyorum artık..
Bu gezegendeki hiçbir kavramın içini dolduramıyorum.Yıllardır anlamlar yüklediğim ne varsa , inandığım ,istediğim ne varsa hepsi çürüdü artık..
Sadece anlamsız kelimeler yığını var bomboş! O kadar hafifler
O kadar hafifler ki uçuşup birbirlerine çarpıyorlar, çarptıkça küçük baloncuklar gibi dağılıp yapışıyorlar ve eriyip yok oluyorlar..
Bana bunu nasıl yaptınız diye bir bir hesap sormak isterdim hayatıma girip inancımı parçalayan bütün bedenlere..
Ruhlarına yapabileceğim bir şey yok çünkü zaten o zavallılar da ruhlarını çoktan kaybetmişler .Asıl en büyük acı bunu fark etmemişler bile..
Ama ne yazık ki artık bedenimde dibe vurdu ruhunu kaybedip... Benim ruhsuz bedenim onların ruhsuz bedenlerine zarar verecek güçte değil artık..
Fark ne peki..?
Onlardan neden farklıyım , neden kabullenip inançsızlığa inanamıyorum ...Neden yaşayan ölü olmak yerine şimdi bu odada ölümü çağırıyorum..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder